Ürün(Hasılat) Kirası

14

Kira sözleşmesi, taşınır veya taşınmaz mallar ile bir hakkın kullanılmasının belirli bir bedel karşılığı başkasına devir borcunu sağlayan bir türüdür.

Kira sözleşmesinin,

Reklam

Hasılat kirası, hasılat getiren bir malın veya hakkın kullanılmasının yanında semerlerinden yararlanılmasının da devredildiği sözleşmedir. Hasılat kirasının konusunu taşınır veya taşınmaz mallar oluşturabileceği gibi adi kiradan farklı olarak haklar da oluşturur.
Hasılat kirası sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar hasılat kirasından kaynaklanan davalar ve takiplerin konusunu oluşturur.

Uygulamada hasılat kirasından kaynaklanan davalar;

  • Tahliye davaları,
  • Tespit davaları,
  • Uyarlama davaları,
  • Kira bedelinin indirilmesi davaları,
  • Kira alacağı ve davaları şeklinde görülmektedir.

Hasılat kirasından kaynaklanan takipler,

  • Kiralayanın mahkemeden aldığı tahliye ilamına dayanarak yaptığı ilamlı icra yoluyla takip
  • Kira süresinin sona ermesi ve kiracının temerrüdünden kaynaklanan ilamsız icra yoluyla takip olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır

sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 357. maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Bu sözleşmeyle kiraya veren, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlenir. Ürün kirası sözleşmesi tarafların karşılıklı irade beyanları ile oluşan ve bu taraflar arasında hukuki sonuçlar doğuran bir sözleşme ilişkisi olup, bu ilişki bir borç ilişkisidir. Bu doğrultuda ürün kirası sözleşmesinin, konu, tarafların anlaşması ve bedel hususları olmak üzere üç unsuru bulunmaktadır. ışığında, ürün kirası hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca, kiralananın ürün elde etmeye elverişli olması ve işletme kirasının söz konusu olduğu durumlar bakımından, kiralanandan ürün elde etmek için gerekli olan izinlerin veya ruhsatların kira akdinin konusunu teşkil etmesi gerekmektedir. Ürün kirası, adi kira ve ile benzer unsurlara sahip olmakla birlikte, belirgin birtakım kriterler çerçevesinde farklılıklarının bulunduğunun tespiti gerekir.

Yeni ismiyle “ürün kirası”na ilişkin hükümler ise TBK’nın 357. maddesi ve devamında yer bulmuştur. Kanunun 357. maddesinde ürün kirası tanımlanmıştır. Buna göre ürün kirası, “kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir.” Burada bahsedilen ürün, doğal bir ürün olabileceği gibi hukuki bir ürün de olabilir. Bununla birlikte, ticari, sınai veya zırai bir işletmenin de ürün kirasına konu olması mümkündür. Bu nedenle ürün kirası, “işletme kirası” olarak da adlandırılmaktadır. Ürün kirasının konusu olan maddi mallar, genellikle tabi semere getiren mallardır. Ticari işletmelerin ve hakların ürün kirasına konu olması durumunda ise medeni semerelerden yararlanılması söz konusudur. Ürün kirasında, kullanma hakkı dışında semere ve hasılat elde etme yetkisi kiracıya verilmektedir. Bu çerçevede kiraya veren, kiracıya salt bir taşınmazı değil aynı zamanda, bu taşınmazın verdiği medeni veya tabii semereleri elde etme, diğer bir ifadeyle bu taşınmazdan hasılat elde etme hakkını da kiraya vermektedir. Ürün kirası tam iki tarafa borç yükleyen, ivazlı bir sözleşmedir. Kiracı, kiraya verenin kullanma ve yararlanma hakkının kendisine devri karşılığında kiraya verene bir bedel ödeme borcu altına girer. Kira parası, genellikle bir miktar para olmaktadır. Bununla birlikte, ürün kirasında, adi kiradan farklı olarak, karşı edim, kiralanandan elde edilecek ürünün bir kısmı olarak da kararlaştırılabilir. İşletme kirasında ise, ticari işler neticesinde elde edilen cironun belirli bir yüzdesinin kira bedeli olarak kararlaştırılması mümkündür.

Hasılat kirasına konu olan maddi mallar, genellikle tabii semere getiren mallardır; ticari işletmelerin ve hakların hasılat kirasında ise daha çok medeni semerelerden yararlanma söz konusu olur. Tabi semere, zaman zaman tekrar eden ürünle, kiralananın tahsis amacına göre kiralanandan elde edilmesi caiz sayılan üründür. Medeni semere ise bir mal veya haktan gelir elde edilmesine yönelik bir hukuki ilişkiye dayanılarak elde edilen gelirdir. Örneğin; bir ticari işletmeden elde edilen kar, medeni semeredir.

Hasılat kirasında, semere getiren bir şeyin, kirası söz konusu olduğu için adi kiradan farklı olarak kiracının, işletme yükümlüğü vardır. İşletme yükümlülüğü, kiracının, kira konusu şeyi, işletmek suretiyle semerelerini arttırması yada en azından muhafaza etmesidir. Hasılat kirasında, kiralanan gelir getiren bir şey olduğu için kiracının işletmemesi halinde gelir getirme kabiliyetini koruması riske girecektir. Örneğin; bir otel işletme ruhsatı ve müşterileri ile birlikte kiraya verildiğinde kiracı oteli işletmediği takdirde, kiralayan, müşterilerini kaybedecektir. Kiracının, kiralananı iyi kullanması halinde ise kiralayanın geliri garanti altına girecek hatta artacaktır. Bu nedenle kanun koyucu bu şekilde hasılat kirasında kiralayana, işletme yükümlülüğü koymuştur.

Hasılat kirasına konu şey belirli bir bedel karşılığında, kiraya verilmiş ve kiralananın işletilmemesi halinde, kiralayan zarara uğramıyorsa bu gibi istisnai hallerde, kiracının, işletme yükümlüğü ortadan kalkabilir.

Tutanak Düzenleme(Eski BK – )

TBK. m. 359’a göre “Kira sözleşmesi, araç ve gereçleri, hayvanları, devredilen eşyayı veya stoklanmış malları da içeriyorsa taraflar, bunların değerlerini birlikte takdir ederek iki nüsha düzenleyecekleri tutanağa geçirip imzalayarak, birbirlerine vermekle yükümlüdürler.

Bir kira akdinde yukarıdaki unsurların bulunması tek başına ürün kirası hükümlerinin uygulanması sonucunu doğurmaz. Yargıtay kararlarında, kanuni unsurlar ile birlikte, uygulamada ürün kirası hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespitini yapmak üzere birtakım kriterler öngörülmektedir. Yargıtay kararlarında özellikle belirtildiği üzere, bir kira akdinin ürün kirası hükümlerine tabi olabilmesi için tarafların bu yöndeki iradesinin yanı sıra, kiralananın işletmeye elverişli olması ve bu doğrultuda, kira konusu işletme ise, anılan işletmeye ilişkin işletme ruhsatının da kira akdine konu edilmesi aranmaktadır.

Yargıtay 14. ’nin 06.02.2008 tarihli 2007/15968 E ve 2008/1248 K sayılı kararında “Ne var ki, kiralanan bina projelerinin bu konuda çıkartılan yönetmeliğin 24 ve 31. maddeleri hükümlerine uygun düşmediği, bu haliyle de İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ruhsat verilemeyeceğinin bildirildiği sabittir. Davacılar işletme ruhsatı alıp yasal olarak işletemeyecekleri binada kiracı olmaya zorlanamazlar.” denmek suretiyle kira konusunun işletmeye elverişli olması gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 14. Dairesi’nin 06.10.2005 tarihli 2005/4574 E. ve 2005/8708 K. sayılı kararında “10.9.1999 gününde sözleşme ile davalıya çalışır vaziyette sucuk imalathanesi kiralanmıştır. Kiralananın niteliğine göre bu gibi yerlerde işletme faaliyetinin sürdürülmesi kuşkusuz yetkili bazı merciilerden izin alınmasını gerektirir. Alınacak bu izinler olmadan işyerindeki faaliyetin yasaya aykırı biçimde sürdürülmesi davalıdan beklenemez.” denmek suretiyle, işletme izninin veya ruhsatının da ürün kirası akdinin konusunu teşkil etmesi gerektiği ifade edilmiştir.

 

Büyükyılmaz Hukuk&Danışmanlık

Büyükyılmaz Hukuk&Danışmanlık

Başarı ayrıntılarda gizlidir

İlkeli-Güçlü-Yetkin
  • Önemli Not!

    Web sitesinin içinde yer alan tüm bilgi ve materyaller sadece bilgilendirme amaçlı olup, bunların tamamına veya bir kısmına dayanılarak yapılan işlemlere, eylemlere ve bunların sonuçlarına ilişkin hiçbir sorumluluk kabul edilmez.!

HİZMET TALEBİ

    Adınız/Firmanız

    Email

    Telefon

    Alan

    Konu

    Müsait Olduğunuz Vakit

    Talebiniz alındıktan sonra en geç 48 saat içerisinde size dönüş yapılacaktır.

    Büyükyılmaz

    Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.

    Bu sitede size daha iyi bir deneyim sunabilmek adına, bu sayfayı ziyaretinizle ilgili bilgileri toplamak amaçlı çerezler kullanılmaktadır. Çerez kullanımı politikamız için Çerez Politikası Tamam Gözat

    %d blogcu bunu beğendi: