Rekabet Hukukunda Usül

11
Rekabet Hukukunda Usül
+Rekabet Hukukunda Usül

Rekabet Hukukunda Usül

    4054 sayılı Kanun’da Rekabet Kurulu’nun hangi durumlarda inceleme başlatacağına, bu incelemelerde hangi yetkileri ne kapsamda kullanacağına, incelemeleri ne kadar sürede sonuçlandıracağına, inceleme sürecinde taraf teşebbüslerin haklarına, inceleme sonucunda kararların nasıl alınacağına, inceleme sürecinde ve sonucunda uygulanabilecek yaptırımlara, Kurul kararlarına itiraza ilişkin ayrıntılı usul düzenlemeleri yer almaktadır. Her aşamaya ilişkin bu usul düzenlemeleri, iyi ilkesinin gereklerinden olan şeffaflığın yanı sıra, idari işlemin muhatapları açısından da önemli güvence sağlamaktadır.

    4054 sayılı Kanun uyarınca rekabet ihlallerine ilişkin soruşturma ve birleşme devralma işlemlerine ilişkin nihai incelemelerde özellikle bir soruşturma ve nihai incelemenin açılmasından nihai kararın alınmasına kadar geçen süreçte, dolayısıyla henüz idari işlem aşamasındayken, taraf teşebbüs savunmalarının alınması, sözlü savunma toplantısı yapılması gibi usul esasları bir hukuk devletinde olması gereken teminatlar bakımından örnek teşkil etmektedir.

    Soruşturma sürecinde 4054 sayılı Kanun ile sağlanan bu teminatlar, Rekabet Kurulu tarafından çıkarılan ikincil düzenlemelerde de sürdürülmekte olup, cezalara ilişkin düzenlemede ve rekabeti en ciddi şekilde sınırlandırdığı kabul edilen kartellerin ortaya çıkarılması amacıyla birçok rekabet otoritesi nezdinde kullanılan en etkin araç olan pişmanlık programına ilişkin düzenlemede usule ilişkin gerekli kurallara da yer verilmesi ile uygulamada açıklık ve belirlilik sağlanmaktadır.

    4054 sayılı Kanun uyarınca birleşme ve devralma incelemelerinin sonuçlandırılması rekabet ihlallerine ilişkin incelemelerden farklı özel bir takvime bağlanmış olup, bu takvim özellikle ön inceleme aşaması ardından sonuçlandırılan incelemeler bakımından teşebbüsler ve işlem sonrası faaliyetleri bakımından önemli ölçüde belirlilik sağlamaktadır.

    Bir bütün olarak ele alındığında, 4054 sayılı Kanun’un içerdiği usule ilişkin kuralların, Türk idare hukuku uygulamasında eksikliği hissedilen usul kuralları bakımından bir örnek teşkil ettiği ve kendi işleyişi açısından önemli bir boşluğu doldurduğu görülmektedir. Kanun ile getirilen bu yaklaşım, Kurul tarafından çıkarılan ikincil düzenlemelerde muhafaza edilmekte ve ileri taşınmaktadır.

+Rekabet İhlallerine İlişkin Süreç

Rekabet İhlallerine İlişkin Süreç

4054 sayılı Kanun uyarınca rekabet ihlallerine ilişkin işletilen süreçte öne çıkan usul kurallarına aşağıda yer verilmektedir:

Tüketiciler ve şirketler, rekabet ortamını bozduğuna inandıkları teşebbüs faaliyetlerine ilişkin ihbar veya şikâyette bulunma hakkına sahiptirler. Yapılan ihbar veya şikâyetler ciddi görülmezse Rekabet Kurulu’nca açıkça reddedilmekte veya 60 gün içerisinde cevap verilmeyerek reddedilmiş sayılmaktadır. Öte yandan Kurul, edindiği bilgiler ve yapılan araştırmaları değerlendirerek re’sen de bir inceleme başlatabilmektedir.

Rekabet Kurulu’nca ciddi görülen iddialar hakkında Kurul tarafından önaraştırma ya da doğrudan soruşturma kararı alınabilmektedir. Önaraştırma kararı verilmesi durumunda önaraştırma raporu 30 gün içerisinde hazırlanarak Rekabet Kurulu’na sunulur. Kurul 10 gün içerisinde raporu değerlendirerek soruşturma açılmasına gerek olup olmadığına karar verir. Soruşturma açılması kararının alınması halinde 6 aylık soruşturma süreci başlamış olur.

Öncelikle soruşturma açılması kararı, verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde taraflara bildirilir ve tarafların ilk yazılı savunmalarını 30 gün içinde göndermeleri istenir. Ayrıca varsa ihbar veya şikâyet edenlerin, soruşturma açılması kararı hakkında bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanan bildirim yazıları ilgili taraflara tebliğ edilir. Birinci yazılı savunmanın ardından 4054 sayılı Kanun’un 14. ve 15. maddeleri çerçevesinde yapılan bilgi isteme ve yerinde incelemelerle elde edilen tüm deliller değerlendirilerek soruşturma raporu hazırlanır ve Kurul’a ve taraflara tebliğ edilir. Böylece soruşturma süreci tamamlanmış olur. Soruşturma süresi gereklilik halinde 6 aylık süre bir defaya mahsus olmak üzere en çok 1 katına kadar uzatılabilir.

Rekabet Kurulu’na ve taraflara tebliğ edilen soruşturma raporuna karşı taraflar 30 gün içerisinde ikinci yazılı savunmalarını gönderirler. İkinci yazılı savunmaların intikalinden sonra soruşturma heyeti, 15 gün içinde ek görüşünü hazırlar. Ek görüşe karşı yapılan üçüncü yazılı savunmadan sonra tarafların talebi veya Kurul tarafından gerekli görülmesi halinde re’sen karar alınmak suretiyle sözlü savunma toplantısı düzenlenebilir. Sözlü savunma toplantısı yapıldıktan sonra aynı gün, bu mümkün olmazsa gerekçesi ile birlikte 15 gün içinde Rekabet Kurulu tarafından nihai karar verilir. Sözlü savunma toplantısının yapılmadığı halde, nihai karar soruşturma safhasının bitiminden itibaren 30 gün içinde verilir.

+Pişmanlık Ve İşbirliği Süreci

Pişmanlık Ve İşbirliği Süreci

    Rekabet hukukunda pişmanlık kavramı, bir kartel oluşumu içerisinde yer alan teşebbüslerin bu kartelin varlığını Rekabet Kurumu’na haber vererek cezadan tamamen kurtulmaları veya belirli hallerde verilecek cezadan indirim elde etmelerini ifade etmektedir. Kısaca pişmanlık programı olarak adlandırılan bu sistem dâhilinde Rekabet Kurumu ile aktif işbirliği yapılması, verilecek ağır cezalardan kurtulmanın tek yolu olma özelliği taşımaktadır. Pişmanlık programına ilişkin süreç Rekabet Kurulu’nun 15 Şubat 2009 tarihli Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmelik (Pişmanlık Yönetmeliği) hükümleri uyarınca yürütülmektedir.

    Çağdaş rekabet otoriteleri tarafından uzun süredir başarılı bir şekilde uygulanan pişmanlık programlarında rekabet otoritesinin haberdar olmadığı bir kartelin varlığını ilk bildiren ve buna ilişkin delilleri sağlayan teşebbüse, yapılan soruşturma sonucunda ceza verilmemektedir. Ayrıca, böyle bir başvuru olmaksızın Rekabet Kurumu’nun başlattığı bir soruşturmada, Kurum’un elinde yeterli delilin olmaması koşuluyla, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaştıracak delilleri Kurum’a ilk sunan teşebbüs de cezadan kurtulmaktadır. İlk teşebbüsten sonra başvuran diğer teşebbüsler ise başvuru sırasına göre değişen oranlarda indirim kazanabilmektedir. Bu durum bakımından indirim miktarı %50’nin altında olmaktadır.

    Yukarıda yer verilen açıklamalarda görüldüğü üzere, pişmanlık programlarının kartele taraf olan teşebbüsler bakımından en önemli ve ayrıcalıklı yönünü, diğer teşebbüslerden önce Rekabet Kurumu’na başvuruda bulunulması oluşturmakta, ilk başvurunun ardından diğer teşebbüsler için cezadan tamamen kurtulma olanağı ortadan kalkmaktadır.

    Rekabet otoriteleri açısından ise pişmanlık programı delilleri elde etmek için harcanacak zamandan tasarruf edilmesi nedeniyle kamu kaynaklarının daha etkin kullanımını sağlamaktadır. Bu çerçevede rekabet otoriteleri pişmanlık programı aracılığıyla gerek en zararlı rekabet sınırlamaları olarak görülen kartellerin ortaya çıkarılması ve cezalandırılmaları sağlanmakta, gerekse kaynak kullanımından elde edilen tasarruf ile görev alanına giren başka konulara eğilme olanağı elde etmektedir.

+Muafiyet Ve Menfi Tespit Süreci

Muafiyet Ve Süreci

Muafiyet
Rekabet Kurulu, aşağıda belirtilen şartların tamamının varlığı halinde teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarını 4054 sayılı Kanun’un 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutabilmektedir:

  • (a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
  • (b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
  • (c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
  • (d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması.
Muafiyet belirli bir süre için verilebileceği gibi, muafiyetin verilmesi belirli şartların ve/veya belirli yükümlülüklerin yerine getirilmesine bağlanabilmektedir. Muafiyet kararları anlaşmanın ya da uyumlu eylemin yapıldığı veya teşebbüs birliği kararının alındığı yahut bir koşula bağlanmışsa koşulun yerine getirildiği tarihten itibaren geçerli olmaktadır.
Menfi
    4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca Rekabet Kurulu, ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin başvurusu üzerine, elinde bulunan bilgiler çerçevesinde bir anlaşmanın, kararın, eylemin veya birleşme ve devralmanın 4054 sayılı Kanunun 4, 6 ve 7. maddelerine aykırı olmadığını gösteren bir menfî tespit belgesi verebilmektedir.
Rekabet Kurulu, bu belgenin düzenlenmesinden sonra yine bu Kanunun 13. maddesindeki şartlar çerçevesinde görüşünden her zaman dönebilmektedir. Ancak bu durumda taraflara Kurulun görüş değiştirmesine kadar geçen süre için cezaî müeyyide uygulanmamaktadır.
Bireysel muafiyet ve menfi tespit başvuruları, Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Teşebbüs Birliği Kararlarının İsteğe Bağlı Bildirimine İlişkin Form (Muafiyet ve Menfi Tespit) aracılığıyla yapılmakta olup, söz konusu bildirim forma ilişkin detaylı açıklama Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Teşebbüs Birliği Kararlarının İsteğe Bağlı Bildirimine İlişkin Kılavuz‘da yeralmaktadır.

+İnceleme Süreci Yetkileri

İnceleme Süreci Yetkileri

4054 sayılı Kanun kapsamında yürütülen incelemelerde, Kanun uyarınca incelemeyi yürütmekle görevli meslek personelinin görevleri ile inceleme sürecinde kullanabileceği bilgi isteme ve yerinde inceleme yetkilerine ilişkin temel bilgiler kanunda yer almaktadır.

+Soruşturma Ve Nihai İnceleme Sürecinde Taraflara Tanınan Savunma Hakları

Soruşturma Ve Nihai İnceleme Sürecinde Taraflara Tanınan Savunma Hakları

    4054 sayılı Kanun uyarınca yürütülmekte olan soruşturma ve nihai incelemelerde incelemenin muhatabı teşebbüslere tanınan savunma haklarına ilişkin temel bilgiler aşağıda yer almaktadır.

+Yazılı Savunmalar

Yazılı Savunmalar

    4054 sayılı Kanun’da yer alan usul kuralları çerçevesinde, Rekabet Kurulu tarafından hakkında soruşturma açılan teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin veya nihai inceleme başlatılan birleşme devralma işlemi taraflarının, inceleme kapsamındaki iddialara ilişkin savunmalarını sunmalarını sağlamak üzere, ilki soruşturma/nihai inceleme raporunun tamamlanmasından önce ve diğer ikisi de soruşturma/nihai inceleme raporunun tamamlanmasından sonra olmak üzere toplam üç kez yazılı savunma yapma hakları bulunmaktadır. Bu kapsamda; soruşturma/nihai inceleme yapılması kararı, verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde taraflara bildirilir ve tarafların ilk yazılı savunmalarını 30 gün içinde göndermeleri istenir. Tamamlanmasının ardından Kurul’a ve taraflara tebliğ edilen soruşturma raporuna karşı taraflar 30 gün içerisinde ikinci yazılı savunmalarını gönderirler. İkinci yazılı savunmaların intikalinden sonra soruşturma/nihai inceleme heyeti, 15 gün içinde ek görüşünü hazırlar ve Kurul üyeleri ile ilgili teşebbüslere bildirir. 4054 sayılı Kanun uyarınca taraflar 30 gün içinde soruşturma/nihai inceleme heyetinin ek görüşüne cevap verebilir, başka bir ifadeyle üçüncü yazılı savunma haklarını kullanabilirler.

+Sözlü Savunma Toplantıları

Sözlü Savunma Toplantıları

    Sözlü savunma toplantısı, 4054 sayılı Kanun’da yer alan usuller çerçevesinde, hakkında soruşturma veya nihai inceleme yürütülen taraflara savunmalarını doğrudan Kurul’un karşısında yapma olanağı veren bir savunma hakkıdır.

    Sözlü savunma toplantısı, tarafların cevap dilekçesi ya da savunma dilekçelerinde sözlü savunma hakkını kullanmak istediklerini bildirmeleri üzerine yapılır. Ayrıca Kurul, tarafların bu yönde bir talebin olmadığı durumlarda da, sözlü savunma toplantısı yapılmasına re’sen karar verebilir.

    Sözlü savunma toplantısı en geç sözlü savunma toplantı tarihinden otuz gün önce ilgili taraflara tebliğ edilir. Davet yazılarında, teşebbüslerden kullanacakları her türlü delil ve ispat vasıtalarının ve mümkünse kimlerin temsil edeceğinin sözlü savunma toplantı tarihinden en geç yedi gün önce bildirilmesi talep edilir.

    Sözlü savunma toplantısı Kurul Başkanı veya Kurul Başkanının toplantıya katılmadığı durumlarda Kurul İkinci Başkanı tarafından sevk ve idare edilir. Kurul, sözlü savunma toplantısında tarafları ve varsa şikâyetçiyi ayrı ayrı veya birlikte dinleyebilir. Genel ahlakın ve ticari sırların korunması gerekçesi ile Kurul sözlü savunma toplantısının gizli olarak yapılmasına karar verebilir.

    Sözlü savunma toplantısına hakkında soruşturma/nihai inceleme yürütülen taraflar veya bunların temsilcileri ile doğrudan ya da dolaylı menfaati olduğunu oturumdan önce Kurula ispatlayanlar ya da onların temsilcileri katılabilir.

+İdari Para Cezaları

İdari Para Cezaları

Rekabet hukukuna ait ülke uygulamalarında rekabet kanunlarına uygun davranmayı sağlamak üzere, esasa ilişkin ihlaller bakımından para cezaları, hapis cezaları, yöneticilik yapmanın yasaklanması gibi oldukça farklı yaptırımların uygulandığı görülmektedir. Türk rekabet hukuku bakımından ise kanun koyucunun tercihi para cezaları olmuştur. 4054 sayılı Kanun’un ilk halinde esasa ilişkin ihlaller nedeniyle sadece teşebbüslere para cezası uygulanması öngörülmekteyken, 5728 sayılı Kanun ile 8 Şubat 2008 tarihinden itibaren hayata geçirilen değişiklikle, ihlalde belirleyici etkisi bulunduğu saptanan teşebbüs yönetici ve çalışanlarına da bireysel olarak ceza verilmesi kabul edilmiştir. İdari para cezaları hakkındaki düzenlemeler 4054 sayılı Kanun’un üçüncü bölümünde yer almaktadır. Bu bölümde yer alan cezalara ilişkin temel bilgiler aşağıda yer almaktadır.

Rekabet ihlallerinde esasa ilişkin cezalar 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinde düzenlenmektedir. Bu maddeye göre Kanunun 4., 6. ve 7. maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunan teşebbüs veya teşebbüs birliklerine, karar tarihinden bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirin yüzde onuna kadar; ihlalde belirleyici etkisi olduğu saptanan söz konusu teşebbüs ya da teşebbüs birliği çalışanlarına ise, verilen cezanın yüzde beşine kadar idari para cezası verilmektedir. Cezanın takdirinde aşağıdaki ağırlaştırıcı / hafifletici unsurlar dikkate alınmaktadır:

  • İhlalin tekerrürü,
  • İhlalin süresi,
  • Firma ya da birliklerin pazar gücü,
  • Firma ya da birliklerin ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi,
  • Firma ya da birliklerin verilen taahhütlere uyup uymaması,
  • Firma ya da birliklerin incelemeye yardımcı olup olmaması,
  • Gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı.

Bu noktada Kanuna aykırılığın ortaya çıkarılması amacıyla pişmanlık programı çerçevesinde Kurumla aktif işbirliği yapan, teşebbüs ve teşebbüs birliklerine ve çalışanlarına, işbirliğinin niteliği, etkinliği ve zamanlaması dikkate alınarak, yukarıda belirtilen cezaların verilmeyebileceği veya cezalarda indirim yapılabileceği belirtilmelidir. Pişmanlık ve Aktif İşbirliği süreci hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

4054 sayılı Kanun sadece rekabetin ihlal edilmesi halinde uygulanacak cezalar içermemektedir. Bu kapsamda rekabet ihlallerinin ortaya çıkarılmasında en önemli araçlardan biri olan yerinde incelemelerin engellenmesi durumunda da 4054 sayılı Kanun para cezası yaptırımı öngörmektedir. Yerinde incelemenin engellenmesi halinde ihlale ilişkin bilgi ve belgenin elde edilmesinin devam eden süreçte zor olacağından hareketle, bu durumda uygulanacak para cezası teşebbüsün bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirlerinin binde beşi düzeyinde olmak üzere caydırıcı olacak ölçüde yüksek belirlenmiştir. İzne tabi birleşme ve devralmaların izin alınmaksızın gerçekleştirilmesi, muafiyet/menfi tespit başvurularında yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi ile Kanun’un 14 ve 15. maddeleri uyarınca talep edilen bilgilerin tam ve doğru bir şekilde verilmemesi durumlarında 4054 sayılı Kanun uyarınca teşebbüslere bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri oranında idari para cezası uygulanmaktadır.

4054 sayılı Kanun’un getirmiş olduğu bir başka ceza türü ise süreli para cezalarıdır. Süreli para cezaları Kanun’un 17. maddesinde sayılan hallerin gerçekleşmesi halinde, her gün için verilen cezalardır. Kanun’un ilk halinde maktu ceza şeklinde düzenlenen süreli para cezaları, 5728 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle, caydırıcılığın ve teşebbüsün gücü ile orantılı ceza uygulamasının sağlanması amacıyla teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin gayri safi gelirine oranlı hale getirilmiştir.

+Gerekçeli Kararların İdari Kesinleşme Süreçleri

Gerekçeli Kararların İdari Kesinleşme Süreçleri

    Rekabet Kurulu’nca alınan nihai kararların idari kesinleşme süreçleri temel olarak,4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un “Kararlarda Bulunması Gereken Hususlar” başlıklı 52., “ Kararların Yazılması” başlıklı 53., “Sürelerin Başlama Tarihi” başlıklı 54. ve “Kurul Kararlarına Karşı Yargı Yolu” başlıklı 55. maddelerinde düzenlenmiştir.

4054 sayılı Kanun’un 52. maddesinde öngörülen içerikte hazırlanan gerekçeli karar taslakları, Denetim ve Uygulama Dairelerinin ilgilileri ile Kurul üyelerinin görüşlerine sunulur. Gerekli görülen katkılar metne işlenerek karar imzaya açılır. Toplantıya katılan Kurul üyelerinin imzaları ile varsa karşı oy gerekçelerinin yazılması tamamlandıktan ve her bir taraf açısından ayrı ayrı ticari sır / gizli bilgi ayrıştırmasına tâbi tutulduktan sonra, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre taraflara, varsa başvuru sahibine / şikâyetçiye tebliğ edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasını takiben gerekçeli kararlar tarafların ticari nitelikli sırlarını ifşa etmeyecek şekilde Kurum internet sitesinde yayımlanır.

Uygulamada, kararların yayımlanmasına ilişkin süreç, kararın konusuna ve niteliğine göre ikiye ayrılabilmektedir. Birinci grupta sayılabilecek önaraştırma, birleşme / devralma ve muafiyet gibi görece kısa içerikteki kararlar, yaklaşık birkaç ayda idari kesinlik kazanıp yayımlanabilmektedir. İkinci grupta sayılabilecek soruşturma ve nihai inceleme gibi uzun erimli ve 4054 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri çerçevesinde belirli usûl süreçlerine tâbi dosyalarda ise yazılı savunmalar, ek yazılı görüş, sözlü savunma ve tüm aşamalara ilişkin gerekçe ve değerlendirmeler ile varsa karşı oy gerekçeleri de kararda ayrıntılı olarak yer aldığından, bu tür dosyaların gerekçeli nihai kararlarına ilişkin olarak, daha uzun sürelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bakımdan, ilgili dosyanın kapsamının derinliği ve genişliği, taraf sayısının ve ticari sırların fazlalığı, dosyanın safahatına ilişkin bilgiler, içtihat yaratıcı yönünün bulunması gibi birtakım hususlara bağlı olarak soruşturma vb. uzun usul süreçlerine dayalı kararlar, diğer kararlara kıyasla daha uzun sürelerde idari kesinlik kazanabilmektedir. Bununla beraber iş akışının gerçekleşmesinde en kısa süreler hedeflenerek idari süreçler yürütülmektedir.

Rekabet Kurulu kararlarında sonuç doğurucu süreler, gerekçeli kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren başlar.

İdari yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir. Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır. Yargı yoluna başvurulması, kararların uygulanmasını ve idarî para cezalarının takip ve tahsilini durdurmaz.

Kaynak: http://www.rekabet.gov.tr/tr/Sayfa/Rekabet-savunuculugu/rekabet-hukuku/rekabet-hukukunda-usul

Büyükyılmaz Hukuk&Danışmanlık

Büyükyılmaz Hukuk&Danışmanlık

Başarı ayrıntılarda gizlidir

İlkeli-Güçlü-Yetkin
  • Önemli Not!

    Web sitesinin içinde yer alan tüm bilgi ve materyaller sadece bilgilendirme amaçlı olup, bunların tamamına veya bir kısmına dayanılarak yapılan işlemlere, eylemlere ve bunların sonuçlarına ilişkin hiçbir sorumluluk kabul edilmez.!

HİZMET TALEBİ

    Adınız/Firmanız

    Email

    Telefon

    Alan

    Konu

    Müsait Olduğunuz Vakit

    Talebiniz alındıktan sonra en geç 48 saat içerisinde size dönüş yapılacaktır.

    Büyükyılmaz

    Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.

    İnternet sitemizden en verimli şekilde faydalanabilmeniz ve kullanıcı deneyiminizi geliştirebilmek için Cookie kullanıyoruz. Cookie kullanılmasını tercih etmezseniz tarayıcınızın ayarlarından Cookieleri silebilir ya da engelleyebilirsiniz. Ancak bunun internet sitemizi kullanımınızı etkileyebileceğini hatırlatmak isteriz. Tarayıcınızdan Cookie ayarlarınızı değiştirmediğiniz sürece bu sitede Cookie kullanımını kabul ettiğinizi varsayacağız. Kabul et Gözat

    %d blogcu bunu beğendi: