İş Kazası Sonrası Tazminat Davası

11

yerinde çalışan sigortalının bedensel veya ruhsal açıdan zarar görmesine neden olan olaylara iş kazası denilmektedir. Bu sonuçlar, kaza anında ortaya çıkabileceği gibi kazadan sonra da ortaya çıkabilir.

Yaşanan bu kaza sonrasında oluşan mağduriyetin giderilmesi için maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

İş kazası gerçekleşmesi durumunda şayet işçinin yaralanması ya da ölmesi söz konusu olduysa öncelikle ceza davası açılır.

Ceza davası Cumhuriyet Başsavcılığı ve kolluk kuvvetleri tarafından başlatılan soruşturma sonucunda açılır ve işçinin bu davadan vazgeçmek gibi bir hakkı yoktur.

Bununla birlikte iş kazasının gerçekleşmesi durumunda işçi maddi ve manevi tazminat talep etmek için tazminat davası da açabilir. Bu davaların açılması işçinin inisiyatifindedir.

İş kazası sonucunda işçinin açabileceği üç çeşit tazminat davası vardır.

Bunlar; maddi tazminat davası, manevi tazminat davası ve destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır.

İş Kazası Maddi Tazminatı

Maddi tazminat, işçinin yaşamış olduğu maddi kayıpların telafisini sağlamaktadır. Maddi tazminatta istenebilecek olan zararlar şu şekildedir:
• Tedavi masrafları
• Bedensel kayba bağlı olarak çalışılmayan dönemdeki zararlar
• Çalışma gücünün tamamının kaybedilmesi durumundaki zararlar
• Diğer kazanç kayıpları
Yukarıdaki zararlar, iş kazası tazminatı ile talep edilebilir. Bunlar kazanın yaralanma ile atlatılması durumundaki hallerdir. Eğer kaza ölümle sonuçlanırsa cenaze masrafları, ölen kişinin desteğinden yoksun kalanların maddi kayıpları da talep edilebilmektedir.

İşçinin iş kazası geçirmesi sonucunda bedensel ya da psikolojik olarak zarar görmesi söz konusu olduysa, 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’na göre açma ve tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. İş kazası sonucunda zarar gören ya da ölen işçi tarafından açılacak maddi tazminat davası sonucunda ilgili kanunun 51, 52, 53 ve 54. maddelerine göre, bazı giderlerinin işveren tarafından karşılanması talep edilebilecektir. İşçinin ölmesi halinde ilgili kanunun 53. maddesine göre;

  • Cenaze giderleri,
  • Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,
  • Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar,

İşçinin bedensel zarara uğraması halinde ilgili kanunun 54. maddesine göre;

  • Tedavi giderleri,
  • Kazanç kaybı,
  • Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar,

için maddi tazminat davası açılabilmektedir. Bununla birlikte iş kazası sonucunda açılacak maddi tazminat davasının en önemli ayağını işçinin işgücünün azalması ya da işgücünü tamamen kaybetmesine bağlı olarak uğrayacağı maddi ve manevi kayıplar ile, gelecekte ekonomik olarak uğranacak zararlar oluşturmaktadır.

Bu yüzden iş kazası sonucunda açılacak maddi tazminat davalarından en iyi sonucun alınması ve işçinin mağduriyetinin mümkün olduğunca giderilmesi için SGK müfettişleri ve yetkilileri tarafından hazırlanan tutanak ve raporlar oldukça önemlidir. İş kazası geçiren işçinin maaşı, sigorta bilgileri, çalışma koşulları ile iş kazasına yönelik tüm detaylar ve tanık ifadeleri maddi tazminat davasının seyri ve işçiye verilecek tazminat tutarlarının belirlenmesinde oldukça önemli rol oynayacaktır.

İş Kazası Manevi Tazminatı

İş kazası sonucunda meydana gelen yaralanma durumunda, kişinin yaşamış olduğu keder, elem ve benzer duyguların telafi edilmesi amacıyla talep edilen tazminattır. İş kazası tazminatı içerisinde yer alan manevi tazminatı kişinin kendisi talep edebileceği gibi uzuv kaybı ve fonksiyonların bir kısmının yerine getirilememesi durumunda ise yakınları da bu tazminatı talep edebilir.

İşçinin iş kazası geçirmesi sonucunda manevi tazminat talebinde bulunma hakkı tıpkı maddi tazminat talebi hakkı gibi 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir.

İlgili kanunun 56. Maddesinde;

“Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”

hükmüne göre işçi iş kazası geçirmesi sonucunda bedensel olarak zarara uğramış ya da ölmüşse manevi tazminat hakkı söz konusu olacaktır.

İş kazası sonucunda manevi tazminat davası talebinde bulunabilmek için;

  • Fiil,
  • Fiil sonucunda bir zararın meydana gelmesi,
  • Fiil ile zarar arasında illiyet bağının bulunması,
  • Fiilin hukuka aykırı olması,
  • İşçinin cismani olarak zarar görmesi, şartlarının sağlanması gerekmektedir. Bununla birlikte eğer işçi ölmüşse ailesinin manevi tazminat talebinde bulunması mümkündür. Ek olarak işçi ölmemiş, cismani zarara uğramış ve bunun sonucunda ailesi (eşi ve/veya çocukları) de bu durumdan maddi ve manevi açıdan etkilenmiş, ekonomik olarak kayba uğramış, psikolojik olarak etkilenmiş ise yine manevi tazminat talebinde bulunmaları mümkün olacaktır.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

İş kazası sonucunda ağır yaralanan ya da hayatını kaybeden işçinin yakınları tarafından talep edilen tazminattır. Kişi sağ iken destek verdiği kişilerin bu destekten yoksun kalmaları sebebiyle uğradıkları zararı tanzim etmek için bu davayı açarlar.

İş kazası sonucunda açılabilecek bir diğer tazminat davası da destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı adından da anlaşılacağı gibi iş kazası ya da meslek hastalığı sonucunda ölen işçinin desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği bir tazminat türüdür. İş kazası sonucunda bu tazminatın talep edilebilmesi için ön koşul, işçinin ölmüş olmasıdır. İşçinin iş kazası sonucunda ölmesi halinde hayattayken bakmakla yükümlü olduğu ya da işçinin desteğine muhtaç olan eş, çocuk ya da diğer yakınları işçinin ölmesi sonucunda onun desteğinden yoksun kalacaklardır. Bu nedenle ölen işçinin desteğine muhtaç olan aile bireyleri ya da yakınları işçinin iş kazası geçirip ölmesi söz konusu olursa destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmak için dava açabilecektir. Bu tazminatın talep edilebilmesi için;

  • İşçinin destekten yoksun kalan kişilere hayattayken bakabilecek güçte olması,
  • Tazminat talebinde bulunan kişilerin işçinin yardımına gerçekten muhtaç olması,

koşullarının sağlanması gerekmektedir.

Tazminat hesabı için buradaki formu doldurabilir ya da bizi arayabilirsiniz.

İş Kazası Tazminatı Almak İçin Hangi Mahkemeye Dava Açılmalıdır?

İş kazasından doğan mağduriyetin giderilmesi için açılacak olan davaların İş Mahkemeleri’ne açılması gerekiyor. Bu mahkemelerin ya işverenin ikametgahının bulunduğu adreste olması ya da iş yerinin olduğu merkezde olması gerekiyor.

İş kazalarında da zamanaşımı vardır ve 2 yıl ve her halde 10 yıldır.

Zamanaşımı başlangıcı kazanın gerçekleştiği andan itibaren başlamaktadır.

Trafik kazalarındaki ilgili prosedür burada da aynı şekilde geçerlidir. Kaza tazminatı alınabilmesi için bu hususa dikkat edilmesi ve davaların buna göre açılması gerekiyor. Zamanaşımı gerçekleşirse dava açma hakkı kaybedilmiş olacaktır ki bu da mağdurlar için çok ciddi bir kayıptır.

İş Kazası Sayılan Haller Nelerdir?

5510 sayılı Sigortalar Kanunu’nun 13. maddesine göre iş kazası sayılan ve tazminat davası açılabilecek haller şunlardır:

  • İşçinin işverene ait işyerinde bulunduğu sırada uğradığı her türlü bedensel veya ruhsal zararlar iş kazası sayılır. İşçinin ne şekilde yaralandığı veya öldüğünün önemi yoktur. İşçinin maruz kaldığı olay işyerinde gerçekleşmişse, iş kazası olarak kabul edilir ve tazminat davasına konu edilebilir. Örneğin, kalp krizi işyerinde gerçekleştiği takdirde Yargıtay tarafından, sadece bu nedenle iş kazası olarak kabul edilmektedir.
  • Bir işverene bağlı olarak çalışan işçinin görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda işçinin maruz kaldığı fiiller iş kazası olup tazminat davasına konu olabilir.
  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle işçi kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle gerçekleşen her türlü olay iş kazası olarak tazminat davasına konu olabilir.
  • Emziren kadın işçinin, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda maruz kaldığı kazalar iş kazasıdır. Örneğin, çocuğunu emzirdiği sırada üst balkondan düşen bir sandalye ile yaralanan işçi, işverene iş kazası tazminat davası açabilir.
  • İşçinin, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen her türlü kaza iş kazasıdır. Uygulamada, bu tarz kazalara trafik iş kazası denilmektedir.

Önemli konular:

Faiz

İş kazası sonucunda açılacak tazminat davalarıyla alakalı merak edilen konulardan biri de tazminata uygulanacak faizle alakalıdır. Söz konusu tazminatın faizi kanunda ve yargıtay kararlarında görüldüğü üzere iş kazasının gerçekleştiği gün başlayacaktır. Bununla birlikte uygulanacak faiz oranı güncel yasal faiz oranıdır.

İş kazası sonucunda açılacak Asliye Hukuk Mahkemeleri (İş Mahkemeleri)’nde görülmektedir.

Zamanaşımı-Başlangıç Tarihi

6098 S.lı Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 72

C. Zamanaşımı
I. Kural

Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.

Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.

İş kazası sonucunda açılacak maddi ve manevi tazminat davaları için zamanaşımı süresi 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 72. Maddesinde;

“Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.”

şeklinde açıklanmıştır.

Zamanaşımı konusunda 2 yıllık süreye dikkat edilmelidir. Bu konuda Yargıtay’ın süre başlangıç tarihi ile ilgili vermiş olduğu kararlar da dikkate alınarak zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu kabul edilmektedir.

Genel zamanaşımı süresi bakımından ceza davasının zamanaşımı süresi on yılın altında ise 10 yıllık zamanaşımı, 15 yıl ise 15 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.(TBK 72, 125)

Borçlar Kanunu’nun genel yapısı gereği sözleşmeye aykırılık nedeni ile tazminat talebinde bulunabilecek olanlar sadece sözleşmenin taraflarıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı ise bu genel kuralın bir istisnası durumundadır. Ölen kişinin yakınları tarafından sözleşmeye taraf olmamalarına rağmen tazminat isteminde bulunabilmelerini sağlamaktadır. Kanun koyucu bu durumda da zamanaşımı süresi olarak genel kuraldan ayrılmamıştır. Bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin istemler de 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir.

Kısacası iş kazası maddi tazminat zamanaşımı 10 yıl olarak kabul edilmektedir. Yine aynı şekilde iş kazası manevi tazminat zamanaşımı da 10 yıldır. Herhangi bir fark yoktur.

İşverene Yönelme-SGK Raporu

İş kazası nedeniyle işverene karşı açılacak tazminat davasının dava şartı vardır: Buna göre, sakatlık derecesi %10’un üzerinde ise, önce Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gelir bağlanmış olması gerekir. Açacağınız davada öncelikli olarak bu şart aranacaktır.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından “kaza sigortası” dalından bağlanan gelirler, tazminattan düşüleceğinden, işçinin ücreti asgari ücretin üzerinde olmalıdır. Aksi takdirde, bağlanan gelir, hesaplanan tazminattan fazla çıkarsa, dava maddi tazminat yönünden reddedilecektir.

İşçinin tazminat hesabına esas ücreti bordrodaki ücret olmayıp, daha yüksek ücret aldığı her vasıta ile ispat edilebilir. Tanık anlatımları dahi geçerlidir. Ücret bordroları koşulsuz imzalanmış olsa dahi, işçinin kıdemine, ustalık derecesine göre “gerçek kazanç” araştırılacaktır.

İşverene karşı açacağınız davada, ceza mahkemesindeki maddi olgularla bağlı iseniz de, kusur oranlarıyla bağlı değilsiniz. O nedenle, dava sırasında tanık dinleterek, kusur oranlarının yeniden ve yararına değişmesini sağlayabilirsiniz.

İş kazası neticesinde açılacak 3 adet dava tipi mevcuttur :

  • Ceza Soruşturması ve Ceza Davası
  • Maddi ve Manevi Tazminat Davası
  • Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Açılacak Rücu Davaları

İş Kazası Tespit Davası Zamanaşımı

İş kazasının meydana gelmesinden sonra işveren tarafından ilgili yerlere iş kazası bildirimi yapılmalıdır. İş kazası bildirimi yapılacak yerlerden birisi de Sosyal Güvenlik Kurumu’dur. Kuruma iş kazası bildirimi yapıldıktan sonra kurum tarafından görevlendirilen müfettişler aracılığı ile kazanın meydana geldiği yerde inceleme yapılır ve durumun iş kazası olarak kabul edilip edilemeyeceğine karar verilir. Kaza geçiren kişi ile ilgili sağlık tetkiklerinin yapılması istenir. Bu tetkikler sonucu işçinin maluliyet oranı belirlenir. Maluliyet oranı iş kazası geçiren işçinin tazminat isteminde dikkate alınmaktadır. İşçinin maluliyet oranına göre kurumca kendisine yardımlarda bulunulur ve bu yardımların bir kısmı tazminat miktarından indirilir. İş kazası maluliyet oranına karşı kuruma itiraz edilebilir. İtiraz reddedilir ise iş kazası maluliyet oranının tespiti için ayrıca dava açılabilmektedir. İş kazası tespit davası Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı açılmaktadır. Bu dava ile meydana gelen kazanın iş kazası olarak kabul edilmesi istenmektedir.

İş kazasına dayalı olarak açılan tazminat davasında kazadan kurumun haberdar edilmediğinin anlaşılması üzerine mahkeme tarafından kuruma haber verilmesi için süre verilir. Kurum tarafından durum iş kazası olarak değerlendirilir ise tazminat davasına devam olunur. Kurum tarafından olayın iş kazası olmadığı sonucuna varıldığı durumda ise tazminat talep eden tarafında kuruma karşı iş kazası tespit davası açılmalıdır.

İş kazası tespit davası zamanaşımı süresi de genel kural gereği 10 yıldır. 10 yıllık süre kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır.

İş Kazası Halinde Yapılması Gerekenler

İş kazasının meydana gelmesiyle birlikte işçi ve işverene bazı hususlarda yükümlülükler doğmakta, bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ise tarafların sorumluluğuna neden olmaktadır. İşbu nedenle iş kazasının meydana gelmesi halinde yapılacak işlemler şu şekildedir :

  • İş kazasıyla birlikte sağlık müdahalesi gerçekleştirilir.
  • İşyeri kaza raporu düzenlenerek, tutanağa iki şahit adı yazılır ve imzaları alınır.
  • Kaza, bağlı bulunan kolluk birimine (Emniyet veya Jandarma) bildirilir.
  • Kaza, bağlı bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Birimine bildirilir.

İş kazası geçirilmesi halinde bu işlemlerin yapılması gerekmektedir. Şayet bu işlemlerin yapılmaması halinde işlemi yapmaya zorunlu olan şahıslar için gerekli tahkikat başlatılarak şahısların sorumluluklarına gidilecektir. Nitekim kanunun belirlemiş olduğu sürelere uyulması gerekir. Şayet bu sürelere uyulmaması işveren ve işçinin kusur oranları belirlemede önemli bir etken olabilir.


İş kazası olursa işveren ne yapacak?

  1. Sigortalıların “İş Kazası” geçirmeleri halinde işverenleri, kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhal,
  2. Kuruma (SGK) en geç kazadan sonraki 3 iş günü içinde haber vermek zorundalar.
  3. SGK’ ya bildirimin dışında ayrıca, 4857 sayılı İş Kanununun 77 ve 105. maddesi gereğince işverenler, iş yerlerinde meydana gelen iş kazasını ve tespit edilecek meslek hastalığını en geç iki iş günü içinde yazı ile iş yerinin tescilli bulunduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar(İşverenlerin ve işçilerin yükümlülükleri   Madde 77 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md. Kaldırılmıştır)

İş kazasında İşveren ve üçüncü şahsın sorumluluğu nedir?

1-İş kazası, işverenin kastı sonucunda meydana gelmişse işveren Kuruma karşı sorumlu hale gelir. Kasıt; iş kazası, işverenin bilerek ve isteyerek, hukuka aykırı eylemiyle neden olması halidir. İşverenin eylemi hukuka aykırı olmamakla birlikte, yaptığı hareketin hukuka aykırı sonuç doğurabileceğini bilmesi, ihmali veya ağır ihmali sorumluluğunu kaldırmaz.

2-İş kazası işverenin, sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili hükümlerine aykırı hareketi sonucunda oluşmuşsa bu da işvereni Kuruma karşı sorumlu hale getirir. Mevzuat; yasal olarak yürürlüğe konulmuş ve yürürlüğünü muhafaza eden, sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği alanında, yasa koyucu ile yasa koyucunun yürütme veya idareye verdiği yetki sonucu, bu organlarca kabul edilen genel, kural veya hükümlerin tümüdür.

3-İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Kaçınılmazlık; olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm tedbirlere rağmen, iş kazasının meydana gelmesi durumudur. İşveren alınması gerekli herhangi bir tedbiri almamış ise olayın kaçınılmazlığından söz edilemez.

4-İş kazası, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.

5-Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malul veya vazife malulü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilir.


İş kazalarında ne tür idari işlemler yapılır?

1-İş kazasına uğrayan personel derhal gerekli sağlık yardımları yapılır.

2-İş yeri kaza raporu düzenlenir. Şahitlerin ifadesi alınır.

3-Kaza jandarma veya polise derhal bildirilir.

4-Kaza ilgili Sigorta İl / sigorta Müdürlüğüne en geç kazadan sonraki üç gün içinde bildirilir.

5-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüğüne bildirim formu ile en geç üç iş günü içinde haber verilir.

6-Kaza ile ilgili bir hazırlanır. Evraklar burada muhafaza edilir.

Dosyada ayrıca;

  • İşçinin sigortalı işe giriş bildirgesi
  • İşe giriş sağlık raporu
  • Kaza tarihinden önceki dört aya ait ücret hesap pusulalarının sureti
  • İşçi çizelgesi
  • Eğitim belgesi ile diğer sertifikalar ve kişisel koruyucuları teslim belgeleri yer alır.

İşveren yükümlülükleri nelerdir?

4857 sayılı Kanunu 77. maddesine göre İş Kazası bildirimi şöyle düzenlenmiştir;

1-İşverenler iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler.

2-İşverenler iş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar.

3-Yapılacak eğitimin usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenip yürürlüğe konulur.

4-İşverenler iş yerlerinde meydana gelen iş kazasını en geç 2 iş günü içinde yazı ile ilgili bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar.

5-Sağlık ve güvenlik hizmetlerini yürütmek üzere işyerinden personel görevlendirmek veya işletme dışında kurulu Bakanlıkça yetkilendirilen birimlerden hizmet almak suretiyle bu konudaki yetkilerini devreden işverenin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine ilişkin yükümlülükleri devam eder.

6-İşveren;

a)İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri ile ilgili görevlendirilen personelin etkin bir şekilde çalışması amacıyla gerekli kolaylığı sağlamak ve bu hususta planlama ve düzenleme yapmakla,

b)İSGB personelinin işbirliği içinde çalışmasını sağlamakla,

c)Sağlık ve güvenlikle ilgili konularda işçilerin görüşlerini alarak katılımlarını sağlamakla,

ç)İSGB veya hizmet aldığı işletme dışında kurulu Bakanlıkça yetkilendirilen birimlerde görev yapan kişiler ile bunların çalışma saatleri, görev, yetki ve sorumlulukları konusunda işçileri veya temsilcilerini bilgilendirmekle,

d)İş yeri hekimi ile iş güvenliği uzmanlarının görevlerini yerine getirebilmeleri için, Bakanlıkça belirlenen sürelerden az olmamak kaydı ile yeterli çalışma süresini sağlamakla,

e)Başka bir iş yerinden kendi iş yerine çalışmak üzere gelen işçilerin sağlık bilgilerine İSGB veya hizmet aldığı işletme dışında kurulu Bakanlıkça yetkilendirilen birimlerin ulaşabilmesini sağlamakla,

f)İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı gereği, yükümlü olduğu kayıt ve bildirimleri İSGB veya hizmet aldığı işletme dışında kurulu Bakanlıkça yetkilendirilen birimler ile işbirliği içerisinde yapmakla, yükümlüdür.

7-İşveren, işçilerin kişisel sağlık dosyalarını işten ayrılma tarihinden itibaren 10 yıl süreyle saklamak zorundadır. Çalışma ortamından kaynaklanan hastalıkların yükümlülük süresinin Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu Başkanlığının vereceği karara göre 10 yılı aşması halinde, evraklar belirlenen yeni süreye uygun olarak saklanır. İşçinin iş yerinden ayrılarak başka bir iş yerinde çalışmaya başlaması halinde, yeni işveren işçinin kişisel sağlık dosyasını talep eder, önceki işveren dosyanın bir örneğini onaylayarak gönderir.

8-İş yeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının onaylı deftere iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yazacağı tedbir ve önerilerin yerine getirilmesinden ve defterin imzalanması ve düzenli tutulmasından işveren veya işveren vekili sorumludur. Onaylı defter, seri numaralı ve kendinden kopyalı olur ve Genel Müdürlüğe, iş yerinin bağlı olduğu Bakanlığın ilgili bölge müdürlüğüne veya notere her sayfası onaylattırılır. Defterin aslı işveren, suretleri ise iş yeri hekimi ve/veya iş güvenliği uzmanı tarafından muhafaza edilir. Bu defterin, istenmesi halinde, iş müfettişlerine gösterilmesi zorunludur.

9-İş yerlerinde görevlendirilen iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ile hizmet alınan kurumların İş Kanununa göre geçerli yetki belgesine sahip olmalarından işveren sorumludur.

 


Kaynakça:

6098 Sayılı Borçlar Kanunu

Sosyal Güvenlik Hukuku Mevzuatı

Yargıtay Kararları

Büyükyılmaz Hukuk&Danışmanlık

Büyükyılmaz Hukuk&Danışmanlık

Başarı ayrıntılarda gizlidir

İlkeli-Güçlü-Yetkin
  • Önemli Not!

    Web sitesinin içinde yer alan tüm bilgi ve materyaller sadece bilgilendirme amaçlı olup, bunların tamamına veya bir kısmına dayanılarak yapılan işlemlere, eylemlere ve bunların sonuçlarına ilişkin hiçbir sorumluluk kabul edilmez.!

HİZMET TALEBİ

    Adınız/Firmanız

    Email

    Telefon

    Alan

    Konu

    Müsait Olduğunuz Vakit

    Talebiniz alındıktan sonra en geç 48 saat içerisinde size dönüş yapılacaktır.

    Büyükyılmaz

    Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.

    Bu sitede size daha iyi bir deneyim sunabilmek adına, bu sayfayı ziyaretinizle ilgili bilgileri toplamak amaçlı çerezler kullanılmaktadır. Çerez kullanımı politikamız için Çerez Politikası Tamam Gözat

    %d blogcu bunu beğendi: