Gemiadamı Alacakları

22

854 sayılı kanuna göre gemi adamları; kaptan, gemi zabitleri, tayfalar ve gemide çalıştırılan diğer kişilerden oluşur.

KAPTAN, gemi adamları yönetmeliğinde madde 4/34 ,37,40 STCW sözleşmesinde tanımlanan belirli tonilato ve sefer bölgesi ile sınırlı veya sınırlı olmaksızın her türlü gemiyi sevk ve idare eden kimsedir. Görev yetki sorumlulukları itibari ile gemide önemli bir konuma sahip en yetkili idari amirdir.

İşçi:

Gemi ve gemi sayılan araçlarda bir iş sözleşmesine bağlı olarak deniz taşıma işinde çalışan ve Gemiadamları Yönetmeliği’ne göre gerekli yeterliliğe sahip olan Gemiadamları deniz iş hukukunun işçisidir.

Kaptan; gemide çalışan en yetkili kişi olup geminin idaresinden sorumludur.

Zabit; kaptana gemi yönetiminde yardımcı olan kişidir. Görevlerinden bazıları güvenlik nöbeti tutması, yük işlemlerini yönetmesi, geminin makine ve cihazlarını kumanda etmesi, bakım yaptırması, manevra yeri veya vardiya amirliği yapmasıdır. Geminin bölümlerine göre 3 çeşit zabit vardır: Güverte zabitleri, makine zabitleri ve yardımcı zabitanlar.

Tayfa; geminin güverte makine ve kamara bölümlerinde çalışan gemi kaptanı gemi zabiti yardımcı zabitleri ve stajyerler dışında kalan gemiadamlarıdır. Güverte veya makinede, manevralarda, kontrollerde, bakım onarım işlerinde, nöbetlerde, servis hizmetlerinde görevlidirler. Geminin bölümlerine göre 3’e ayrılır: Güverte tayfaları, makine tayfaları, kamara tayfaları.

Diğer gemiadamları; aşçı, garson ve kamarotlar, müzisyen, temizlikçi gibi gemide çalışan diğer gemiadamlarıdır.

İşveren:

Deniz İş Kanunu’na göre deniz iş ilişkisinde işveren gemi sahibi veya kendisinin olmayan bir gemiyi kendi adına ve hesabına işleten kimsedir.

İşyeri:

1475 sayılı İş Kanununda işyeri “işin yapıldığı yer “ olarak tanımlanmıştır. Açıkça düzenlenmemesine rağmen Deniz İş Kanunu’nun yer itibariyle uygulama alanı gemilerdir. Deniz İş Kanunu kapsamında; denizlerde göllerde ve akarsularda çalışabilen, Türk bayrağı taşıyan, yüz ve daha yukarı grostonilato olan gemiler işyeri olarak kabul edilmektedir.

Geminin bağlama limanı gemiye ait seferlerin yönetildiği yerdir. Geminin bağlama limanının olması zorunludur. Deniz iş sözleşmesinde açıkça düzenleme yoksa gemiadamı ile işvereni arasındaki uyuşmazlıkların çözümü için dava bağlama limanında iş davalarına bakmaya yetkili mahkemede açılır.

Hizmet akdinin herhangi bir Türk limanında feshi halinde sözleşmede başka hüküm yoksa gemiadamının işveren veya işveren vekili tarafından bağlama limanına iadesi zorunludur.

İş Güvencesi:

İş güvencesi; iş sözleşmelerinin geçersiz feshine karşı işçilerin kanunen korunması maksadıyla ilk kez 15.03.2003 tarihinde yürürlüğe girmiş 4773 sayılı kanunla kabul edilmiş ve sonrasında da mevcut 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına alınmıştır.

İş Güvencesi hükümleri 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. Ve devamındaki maddelerde düzenlenmiştir. Genel itibari ile işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli bir neden olmaksızın feshedilmesi sonucu işçiye işe geri dönme hakkı ve işverenin bu duruma direnmesi halinde işçinin 4-8 aylık ücreti tutarında tazminat alma hakkını kapsar.

Deniz İş Kanunu kapsamında kalan kişilerin iş güvencesi hükümlerinden yararlanma imkanı yoktur. Ancak bu kuralın istisnası olarak; Deniz İş Kanunu kapsamına giren işçi aynı zamanda sendika işyeri temsilcisi ise Sendikalar Kanunu md. 30 uyarınca, diğer işçiler de toplu iş sözleşmesinde İş Kanunu iş güvencesi hükümlerine açıkça yer verilmişse iş güvencesi hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

854 sayılı Deniz İş Kanunu uyarınca, deniz iş hukuku işverenler(gemi sahipleri veya işletenleri) ile onlara bağımlı olarak çalışanlar, yani gemiadamları arasında deniz taşıma işi nedeniyle kurulan ilişkilere uygulanan kuralları kapsamaktadır.

Deniz İş Kanunu  denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmet akti ile çalışan gemiadamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanır. Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu veyahut işverenin çalıştırdığı gemiadamı sayısı 5 veya daha fazla bulunduğu takdirde de  uygulanma alanı bulacaktır.

Bu kanunun uygulanmasında; sandal, mavna, şat, salapurya gibi olanlar da (gemi) sayılır. Bakanlar Kurulu, ekonomik ve sosyal gerekler bakımından bu kanun hükümlerini  kanunun uygulanacağı gemi/gemiadamlarının kapsamı dışında kalan gemilerle gemiadamlarına ve bunların işverenlerine kısmen veya tamamen teşmile yetkilidir.

Yukardaki yazılı gemilerin bu kanun kapsamına alınmaları sebebiyle yapılabilecek itirazlar Çalışma Bakanlığı tarafından incelenerek karara bağlanır. Bu itirazlar kanunun uygulanmasını durduramaz.

Bu kanunun uygulanmasında,

  • Gemi sahibine veya kendisinin olmayan bir gemiyi kendi adına ve hesabına işleten kimseye “işveren” denir.
  • Bir hizmet aktine dayanarak gemide çalışan kaptan, zabit ve tayfalarla diğer kimselere “gemiadamı”
  • Gemiyi sevk ve idare eden kimseye veya zorunlu sebeplerle görevi başında bulunmaması halinde ona vekalet eden kimseye “kaptan” denir.
  • Kaptan veya işveren adına ve hesabına harekete yetkili olan kimseye “işveren vekili” denir. İşveren vekilinin bu sıfatla gemiadamlarına karşı muamele ve taahhütlerinden doğrudan doğruya işveren sorumludur.

Gemi adamlarına işe giriş gününden başlayarak işten çıkış gününe kadar rütbeleri, sayıları ve geminin büyüklüğüne uygun olarak ve yalnız kendileriyle eşyalarına ait olmak üzere gemi içinde ikamet yerleri bedelsiz olarak sağlanır. Herhangi bir zorunlu sebep yüzünden gemi adamlarının gemide ikametine imkan olmazsa işveren veya işveren vekili tarafından başka bir ikamet imkanı sağlanır.

Genel bakımdan iş süresi, günde sekiz ve haftada kırksekiz saattir. Bu süre haftanın iş günlerine eşit olarak bölünmek suretiyle uygulanır. İş süresi, gemi adamının işbaşında çalıştığı veya vardiya tuttuğu süredir. İşveren veya işveren vekili, gemi adamının vardiyalarını yemek ve dinlenme zamanlarını bir çizelge ile belirtmek ve bu çizelgeyi gemi adamlarının görebilecekleri bir yere asmak zorundadır.

Ücret:

Deniz İş Kanunu md. 29’a göre ücret “gemi adamına işi karşılığında işveren veya işveren vekili tarafından nakden ödenen meblağdır. Yazılı yapılması gereken iş sözleşmesinde ücretin miktarı ile ödeme yeri ve zamanı gemi adamına yapılacak ödemeler için banka hesap numarası belirtilmiş olmalıdır. Bu bir geçerlilik şartı değildir, ispat aracıdır. Sözleşmede ücret tutarının açıkça belirtilmemiş olması iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez.

Gemi adamının ücreti asgari ücretten az olamaz. Türk Lirası üzerinden ödeme yapılması esastır ancak yabancı para üzerinden de belirlenebilir.

Her gemide noterlikçe tasdikli bir ücret ödeme defteri tutulur. Şu kadar ki, liman seferi yapan gemilerde bu defter işveren bürosunda da tutulabilir.

Hizmet akitleri gereğince gemiadamlarına yapılacak her çeşit ödemelerin bu deftere kaydedilmesi ve kayıtların imza veya makbuzla belgelenmesi zorunludur. İstek halinde, bu kayıtların tasdikli bir örneği gemiadamına verilir. Bu muameleler her türlü resimden muaftır. Belgeye dayanmaksızın yapılan ödeme iddiaları muteber değildir.

Hizmet akdinin sona ermesi veya bozulması halinde işveren veya işveren vekili gemiadamının ücretini derhal ve tam olarak ödemek zorundadır. Haklı bir sebep olmaksızın işini yapmayan gemiadamı, keyfiyet gemi jurnalina kaydedilmek ve jurnalı yoksa bir tutanakla belgelenmek şartıyla bu müddete ait ücretten mahrum edilir. Bu yüzden uğradığı zararın telafisi için işverenin tazminat istemek hakkı saklıdır.

Gemi adamının ücretinin ayda 240 lirası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak gemi adamının bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Bu kayıtlamalar, borcu alacaklılarının haklarını kaldırmaz.

Denizcilik Çalışma Sözleşmesi / MCL-2006 (Maritime Labour Convention)

Uluslararası deniz taşımacılığına ilişkin düzenlemeleri birleştiren en kapsamlı son güncel sözleşme Denizcilik Çalışma Sözleşmesi / MCL-2006 (Maritime Labour Convention) ‘dir.

MLC-2006, gemi adamlarının çalışma ve sosyal haklarına, yaşam şartlarına, denizcilik sektöründeki sorunlara dair düzenlemeler içerir.
Bu sözleşme aksine bir hüküm yoksa tüm gemi adamlarına uygulanacaktır. Sözleşmeye göre gemi adamı; bu sözleşmeye tabi olan, sözleşmenin uygulama alanına giren bir gemide herhangi bir işte çalışan veya bir iş için görevlendirilmiş ya da iş yapan kişi şeklinde tanımlanmıştır. Gemi adamının mutlaka geminin işletilmesi veya teknik sevk ve idaresinde yer alması şartı aranmamaktadır
Bu sözleşme aksine açık bir hüküm yoksa balıkçılıkla veya benzeri bir işle uğraşan ve yelkenli gibi geleneksel şekilde inşa edilen gemiler hariç, kamu veya özel sektör oluşumlarında normalde ticari faaliyetlerde bulunan bütün gemilere uygulanır. Savaş gemilerine ise uygulanmaz.
Toplam 16 maddeden oluşur.

Sözleşme Denizcilik işlerinde temel haklar bildirgesi niteliğindedir.
5 ana başlıktan oluşmaktadır.
1- Gemi Adamları İçin Aranan Asgari Çalışma Şartları
2- Çalışma Koşulları
3- Konaklama, Sosyal İmkanlar
4- Sağlığın Korunması, Tıbbi Bakım, Sosyal Yardım ve Sosyal Güvenlik Hakkı
5- Sözleşmenin Şartlarının Sağlanması ve Uygulanması


Fesih:

Deniz İş Kanunu dışında Türk Ticaret Kanununun 1005-1014. Maddeleri arasında kaptanın hizmet sözleşmesinin sona ermesi hükümleri yer almaktadır. TTK’da yer alan bu hükümler ticaret gemilerinde çalışan kaptanlar için uygulama alanı bulmaktadır. İlgili bu hükümler Deniz İş Kanunundaki hükümlere nazaran kaptanın daha lehine ise uygulanabilecektir.

İş sözleşmesinin taraflarından her biri haklı sebeplerle sözleşmeyi derhal feshedebilir. Sözleşmeyi fesheden taraftan dürüstlük kurallarına göre iş ilişkisini sürdürmesi beklenemeyen bütün durum ve koşullar haklı neden sayılır.

İş sözleşmesini haklı nedenle fesheden taraf karşı taraftan ihbar tazminatı isteyemez.

İş sözleşmesinin haklı nedene dayanmadan feshedilmesi halinde fesheden taraf kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, sendikal tazminat, sözleşmede yer almışsa cezai şart gibi alacakları ödemek zorunda kalacaktır.

Deniz İş Kanunu’nda haklı fesih nedenleri işveren, işçi ve iki taraf için de geçerli olan haklı sebepleri saymıştır.

Süresi belirli olan veya olmayan yahut da sefer üzerine yapılan hizmet akti:

I – İşveren veya işveren vekili tarafından:

a) Gemi adamının herhangi bir limanda geminin hareketinden önce gemiye dönerek hizmete girmemesi veya gemiye hiç dönmemesi,

b) Gemi adamının gemide hizmet görmesinin tutukluluk, hapis veya gemide çalışmaktan men olunması gibi sebeplerle imkansız bir hal alması,

c) Gemi adamının işveren veya işveren vekiline karşı, kanuna, hizmet akitlerine sair iş ve çalışma şartlarına aykırı hareket etmesi,

ç) Gemi adamının işveren veya işveren vekiline karşı denizcilik kural ve teamüllerine veya ahlak ve adaba aykırı hareket etmesi,

II – Gemi adamı tarafından:

a) Ücretin kanun hükümleri veya hizmet akti gereğince ödenmemesi,

b) İşveren veya işveren vekilinin gemi adamına karşı, kanuna, hizmet akitlerine veya sair iş şartlarına aykırı hareket etmesi,

c) İşveren veya işveren vekilinin gemi adamına karşı denizcilik kural ve teamüllerine veya ahlak ve adaba aykırı hareket etmesi,

III – İşveren, işveren vekili veya gemi adamı tarafından:

a) Geminin herhangi bir sebeple 30 günden fazla bir süre seferden kaldırılması,

b) Gemi adamının herhangi bir sebeple sürekli olarak gemide çalışmasına engel bir hastalığa veya sakatlığa uğraması,

hallerinde feshedilebilir.

Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde kullanılabilen bir haktır. Gemi adamı ile yapılan belirsiz süreli iş sözleşmesi haklı bir neden yoksa gemi adamının işe alınmasından itibaren 6 aya kadar işveren tarafından feshedilemez. Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde taraflardan biri haklı neden olmadan sözleşmeyi feshetmek isterse durumu diğer tarafa bildirmesi ve kanunda öngörülen öneli vermesi gerekir.Deniz İş Hukukunda bildirimli fesihlerde iş sözleşmesi önelin bittiği tarihte son bulacaktır.

Gemiadamının kıdemi/hizmet yılı 6 ay sürmüşse 2 hafta, 6 aydan 1 buçuk yıla kadarsa 4 hafta, 1 buçuk yıldan 3 yıla kadarsa 6 hafta, 3 yıldan fazla ise 8 hafta önel verilmesi gerekir. Ancak bu süreler kanundaki asgari sürelerdir, taraflar deniz iş sözleşmesi ile ya da sendikanın taraf olduğu toplu iş sözleşmeleri ile bu süreleri artırabilirler.

Sözleşmenin Fesih Dışında Sona Ermesi

  • İkale; tarafların ortak iradesiyle aralarında yapacakları anlaşma ile iş ilişkilerini sona erdirmeleridir.
  • Belirli Süre veya Feshin Sona Ermesi; kural olarak belirli süreli iş sözleşmesi sözleşmede kararlaştırılan sürenin bitmesi ile sona erer. Sözleşme bitim süresi gemi seyir halindeyken oluşursa geminin ilk limana varması ve güvenlik altına alınmasıyla kendiliğinden sona erecektir.
  • Yeni bir sefer için sözleşme yapılmamış ise seferin sona ermesi ile kendiliğinden sefer için yapılan sözleşme sona erer. Herhangi bir ihtara gerek yoktur. Geminin bağlama limanına varması ve yükünü boşaltma işlemleri bitene kadar belirli sefer için yapılan sözleşme bu sürece kadar devam edecektir.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.

Bu sitede size daha iyi bir deneyim sunabilmek adına, bu sayfayı ziyaretinizle ilgili bilgileri toplamak amaçlı çerezler kullanılmaktadır. Çerez kullanımı politikamız için Çerez Politikası Tamam Gözat

%d blogcu bunu beğendi: